İş ve aile ortamı negatif stres tepkilerine neden olabilmektedir Bilindiği gibi çalışma yaşamı ve aile içindeki farklı roller stres yaratma potansiyeline sahiptir. Çalışanın ailesiyle ve iş ortamıyla ilgili stres tepkileri performansını etkileyecek düzeyde iş tatminsizliğine ve tükenmeye neden olabilmektedir. Bu tür tepkilerin organizasyona ciddi maliyetleri olabileceği kaçınılmazdır. Bu nedenle kurumlar, çalışanlara ve onların ailelerine yönelik, çatışmaları azaltmayı hedefleyen programlar yürütmelidirler. Bu programların temel hedefi çalışanın iş ortamı ve aile ortamındaki stresin negatif etkilerini en aza indirmek ve yaşamın zorlu olaylarına ilişkin dayanıklılıklarını artırmak, kişisel gelişimlerini sağlamak olabilir. Her aile veya işletmenin iç dengelerini korumaya dönük çabaları vardır. Denge kurulduğu oranda çatışmalar azalır, işletmede verimlilik artar, ailede sağlıklı ilişkiler gelişir. Sadece mesleki gelişim değil bir bütün olarak kişisel gelişim
Bu gün biz biliyoruz ki iş ve eş yaşantısı bireyin yaşamının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu iki yaşamı kendi iç dengeleri ve dış dünya zorluyor, bireyleri yeniden tavır almaya itiyor. Birlikte ve sağlıklı değişimler yaşanırsa sorunlar çıkmıyor bireylerin mutlulukları ve başarıları artıyor. Kurumlar çalışanlarının sadece mesleki gelişimlerini değil, bir bütün olarak onların iş ortamı ve dışındaki yaşantılarının da kalitesini artırmayı hedeflemesi yönündeki görüşler yaygınlaşmaktadır. Bireylerin sadece yeme, içme, uyuma gibi temel ihtiyaçları yanında ait olma, değerli görülme, önemsenme gibi başka ihtiyaçlarının da olduğunu görmek durumundayız. Bu ihtiyaçlar karşılandığı oranda bireylerin yaşam kaliteleri artacak ve ait oldukları kurumlar veya aile içi ilişkileri zenginleşecektir. İş ve aile bütünlüğü sağlandığı oranda, işe devamsızlıkları, işten uzaklaşma çabaları azalacak ve verimlilikleri artacaktır. Böylece işletmelerin gereksiz maliyetleri düşecektir. Toplumdaki hızlı değişimler bireyleri zorluyor Toplumdaki hızlı değişimler kadın ve erkek rollerini etkilemekte, kadının daha fazla iş ve sosyal yaşama girmesine neden olmaktadır. Artık günümüzde daha az sayıda çocuk yapılmakta, çocuğa ayrılan zaman ve emeğin biçimi değişmekte, beklentiler yeniden tanımlanmaktadır. Kadın iş yaşamına girdikçe erkeklerden beklenen roller değişmektedir. Günümüz aileleri, geleneksel değerler yıkıldıkça; çocuk yetiştirme, aile içi ilişkiler, ev işlerini yürütme gibi bir çok konuda zorlanmaktadır. Bu zorlanmalar bireyi etkilemekte ve çoğu zaman istenmeyen durumların yaşanmasına neden olmaktadır.
Neler yapılabilir ? Bir çok firmanın denediği gibi çalışanların iş ve özel yaşamını dengeleyecek programlar yürütülebilir. Çocuk doğumu, aileden birinin kaybı gibi durumlarda ekstra izinler, iş dışı sosyal faaliyetler gibi önlemler çalışanın kurumuna olan bağlılığını artıracaktır. İşletmeler çalışanlarının negatif stres tepkilerini önlemek için başka stratejilerde denemelidirler: - Beklentileri sağlıklı hale getirmek, belirsizliği gidermek için görev ve iş ortamı yeniden tasarlanabilir,
- Mesleki veya kişisel gelişim programlarını oluştururken çalışanların ihtiyaçları gözetilebilir, onların katkıları alınabilir,
- Sosyal destek artırıcı faaliyetler düzenlenebilir,
- Takım çalışması özendirilebilir,
- Adil ve esnek çalışma programları oluşturulabilir.
Bunlar yanında iş ve özel yaşamlarındaki kaygılarını gidermeye dönük, aile içi iletişim, çocuk yetiştirme, stres yönetimi, zaman yönetimi gibi konularda eğitim almaları sağlanabilir.
|